Seçim

Daha önce İngiltere ve Fransa seçimlerini izlerken realist bir ülkeyle hayal satan ülke arasındaki farkı hissetmiştim. Tartışmaların seviyesi şaşırtmıştı. Seçim denilince akla gelen kavga, gürültü, yalan, iftira, kibir, dışlama, kışkırtma hiçbiri yoktu.   Şimdi de Almanya seçimi için aynısı geçerli. İşin içinde ne din var, ne ‘biz şunu yaptık’lar, ne kıskananlar, ne çekemeyenler, ne hayali…

Değişen biz miyiz, dünya mı?

Bir aile fotoğrafı.. Son akşam yemeği gibi bir tablo. Büyükleriyle küçükleriyle herkes orada. Son defa. O günden sonra doğal olarak eksilenler, yerine eklenenler var ama sorun aynı şekilde bir araya gelememekte. Bu belki değişimin habercisi.. Değişen mantığın, yaşam tarzlarının, dünyanın habercisi.. Belki de göremediklerimizin kaybettiklerimizin, hissetmediklerimizin… —————————————————————————————————————————————– Ramazan Ramazan ayı bana sorarsanız sonundaki bayramla da…

YOU

‘YOU’… This is what you see everytime you look at the mirror. Every step, every decision, every move says ‘me’. ‘I want’, ‘I did’, ‘I did not’… Then you begin to think what makes you ‘you’? Everything changes that time. ‘Me’ transforms into something else. It becomes a block of stones waiting to be sculpted,…

SEN

‘Sen’ …Aynaya baktığında gördüğün. Her karar verdiğinde ‘benim’ diyorsun. Attığın her adım, seçtiğin bütün yollar ‘ben’ diyor. ‘Ben istedim’, ‘ben yaptım’, ‘ben yapamadım’… Sonra da düşünüyorsun seni ‘sen’ yapan nedir diye? O an her şey değişiyor. ‘ben’ bir anda şekil değiştiriyor. Yontulmayı bekleyen bir taş blok, biçimlendirilmeyi bekleyen bir hamur oluyor. Hayat denilen periyot içinde attığın…

Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı

Her ne kadar birçok savaş verilse de genlerinin ya da geleneklerinin hatırlayabileceği kadar geçmişte egemenlik savaşı vermedi bu topraklar. ‘Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ sözünü sevseler de geçmişlerinde ‘millet’ olmak için değil, var olanı korumak için savaştılar. Hak, özgürlükler gibi ‘milletin hakimiyeti’ , ‘halkın egemenliği’ de bir lütuf olarak gökten indi. Kanlı devrimler olmadı, özgürlükler için, haklar…

18 Mart: Yüreği ve Bedeni Sızlayanlar

Sefillik almış başını gitmiş, ayağında ayakkabısı, üstünde düzgün bir giysisi yok. Çanakkale’nin meşhur rüzgarı en küçük hücresine kadar işliyor. Silahı tutukluk yapıyor ya da düşmanınki kadar güçlü etki etmiyor. Sağdan soldan şehit olan arkadaşlarının haberleri, gözünün önünde can çekişenler, ölenler.. Yemek yemeye, su içmeye, bir dakika bile dinlenmeye vakit yok. Vakit olduğunda ise bunların hiçbiri…

Türk kibri

Her şey doğumla başlıyor aslında. Her ailenin çocuğu en iyisidir. Ama farklı kategorilerde. Kaç tane aile varsa o kadar da kategori, o kadar da en iyi vardır. Barış Manço’nun programında, her biri tam puan alarak yarışmalarda hep beraber birinci olmanın tadını çıkaran onlarca çocuk gibi. İşte sorun da tam olarak burada başlıyor. Kategoriler karışıp, çocukların farklı…