10 Kasım 2016

Nasıl bir Einstein, Newton, Socrates , Kant, Louis Pasteur, Mevlana, Yunus Emre, Freud dünyaya bir kere daha gelmiyorsa, nasıl bu insanların düşünceleri, buluşları, nasıl olsa bulunmuş, nasıl olsa yapılmış, düşünülmüş diye kalıplaşmıyorsa aksine onları referans alarak onların geldikleri noktayı ileriye taşımaya çalışan onlarcası, yüzlercesi geliyorsa, nasıl aya çıkmak için her seferinde Armstrong beklenmiyorsa; bence Mustafa Kemal Atatürk de bizim için böyle olmalıydı. Çünkü tarihe yön vermiş her kişilik gibi onun yaptığı da sadece ileriye atılmış bir adımdı. Belki on yılı belki yüz yılı, yüzlerce binlerce yılı etkileyecek ama hiçbir zaman aynı kalmayacak, kalamayacak ve kalmaması gereken bir adımdı.  Zaten onu gerçekten anlayan, gerçekten özümseyen bir insan, onun hedefinin ya da mirasının da bu olduğunu rahatlıkla görebilir. Bugün halen ‘neler söylemiş’, ’ne de güzel söylemiş’, ‘bak kazım bugünleri bile görmüş vay bee ‘ demek yerine onun durduğu yerden devam eden yüzlercesi olmalıydı.

Ne yazık ki, dönüp dolaşıp aynı yerde saplanıp kalıyoruz. Birisi överek ve bununla övünerek saplanıyor, diğeri ise yererek ve sanki büyük bir iş başarmışcasına bundan mutluluk duyarak saplanıyor. Ne seven neden o denli sevdiğini biliyor, ne de hatalı, yanlış bulan hatalarını değerlendirip ders çıkarmaya çalışıyor. Halbuki 78 -80 yıl okuduğunu anlayabilen ve idrak kabiliyeti olabilen bir insan için yeterince uzun bir sure..Düşünen, değerlendiren, ileriye bakan bir insan için oldukça uzun bir sure. Fizik kurallarının, yaşam tarzlarının, doğruların bile değiştiği bu yüzyılda, asırlık meselelere asırlık kafalarla bakmak gerçekten komik ve utanç verici..

İlber Hoca’nın dediği gibi 78 yıl sonra Kemalist dönemin birçok kurumunu sayıca ve nitelikçe geçmiş olsak da kültürel atılım ve anlayış alanında o zamanın bile çok gerisindeyiz. Anlamsızca ve umutsuzca “Beni övme sözlerini bırakın, gelecek için ne yapacaksınız onu söyleyin” sözlerini her önemli günde paylaşmak yerine , hem değerlerin için hem insanlık için neler yapılabiliri, neden düşünsel olarak bir adım bile ileriye gidilemiyoru düşünme vaktidir belki de. Aslında bu vakit çoktan geldi ve geçiyor bile.Halen daha tüm insanlığı ilgilendiren sorunlara gelememiş olmak, dünya gerçeklerinden kopuk yaşamak, tüm insanlığı ilgilendiren meselelere bile duyarlılık, farkındalık gösterememek çok üzücü. Bana sorarsanız gerçekten de ‘izindeyiz’. O ize saplanıp kalmışız. O, ışığa her zaman yalnız yürümüş, bizler ise büyüyen gölgesine saklanmışız. Aradan geçen 78 yıla ragmen, bir kere bile ışığı merak etmemişiz.

3789566ad9c78a4441ab0caec3de3d5e

 

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s