Şimdi Haberler

Gazeteleri gezip, sinirlerimi alt üst ederken iki habere rastladım. Birbirinin kopyası  saldırı sonrası haberleri, futbol haberleri, magazin haberleri arasında dikkatimi çektiler.

Birincisi; “O sorunun cevabını verdi”. Nedense bu haberde biraz durakladım sonra dedim ki , evet evet basit bir Türkiye özeti bu. Kendi ülkemizden iğrendiren, nefret ettiren özet.

Soru iftar programında nur yüzlü “din adamı”na soruluyor. Deniliyor ki, “Ayakta yemek yemek, giyinmek fakirlik getirir mi?” Aldığı milyonlardan dolayı sürekli gülen din amcamız ise cevap veriyor tabii ki hoş değil, mekruhtur. Bu sefer abla tekrar soruyor: “peki fakirlik getirir mi?” Din adamı amcamız ise devam ediyor “tam olarak öyle denilemez ama……vs vs.” diye gidiyor sohbet.

Duruma bakınca gördüğüm şey ablamız standard bir vatandaş örneği. Cahil, bilerek ya da bilmiyerek çıkar peşinde. İnandığı dinin kitabını bile okumaktan aciz, hoş okusa da anlayacak mı tartışılır, belki okuma yazma bile bilmiyor.  Bu hocaya güvenerek sorular soruyor, çünkü inandığını zannettiği din zaten hocaların anlattığı din. Hoca sorunun anlamsızlığını açıklasa ya da düşünmeye sevk etse muhtemelen dünyanın en kötü adamı olacak. Neyse ki “din adamı”, nur yüzlü amcamız ise kadına sorduğu sorunun saçmalığından, “fakirlik yapar mı” gibi bir cümlenin ne kadar yanlış, anlamsız ve iğrenç olduğunu söylemiyor tabii ki. Çünkü kendisi de çok farklı değil. O da aynı şekilde, farklı bir cümle kullanırsam, bilinç aşılarsam “fakirlik yapar mı” ya da “kazancım düşer mi”, “programı kapatırlar mı” diye düşünüyor. Ne yazık ki bu durum milletin karakteri oldu.

Sokaktaki esnaf, onlarca insanın öldüğü patlamayı fırsata çevirmeye çalışan taksici de, aylarca selam vermeyip sınav yaklaşınca sevimli gözüken sınıf arkadaşı da, dedikoducu iş arkadaşı da, arkadaşı nasıl olsa işi yapıyor diye kenara çekilip etliye sütlüye dokunmayan proje arkadaşı da, para üstünü eksik veren mekan sahibi de, sessizce sıraya kaynak yapan vatandaş da, yol, dava arkadaşlarını terörist ilan eden , bize mi sordular diyen malum şahıs da, hepsi aynı. Zaten kurnazlıkla övünen böyle bir tabanın taptığı üst kesmin de farklı olması beklenemez.

Bizim gibi kafası basmayan saflar da, bu ahlaksız devrimi izleyelim. Bakalım fakirleşiyor muyuz? Bilgimizi artıralım, okuyalım, dürüst olalım, insanı merkeze koyalım, dürüstlükten, haklardan bahsedelim. Ne işe yarayacaksa!

ikinci haber ise; patlamanın ardından teröristlerin kaldığı yerden komşuların yorumlarına yer veren haberdi. Yani İstanbul Fatih’te bir mahalleden. Bunun dikkat çekme nedeni ise ilk haberle alakası.

Fatih bilen bilir nasıl bir ortam olduğunu. Bir sürü hikaye vardır. Sevgilisiyle el ele tutuştuğu için dayak yiyen gençten, kız arkadaşını eve çağırdığı evden kovulan öğrenciye, alkol içtiği için kafir ilan edilen gençten, küpeli ve saçı uzun olduğu için tacize uğrayan gence; etek giydiği için orospu ilan edilen ve evinden kovulan kadından, bekar olduğu için mahallede göz hapsinde olan adama ya da kadına kadar bir sürü hikaye. örnekler uzayıp gider.

İşte tam olarak böyle bir mahallede ikamet eden teröristlerle ilgili komşuların yorumu: “evi aileye verelim demiştim”, “güneşliği hiç açmazlardı, bir gariplik sezmiştim”, “bizi beklerlerdi çıkmak için, aynı anda apartmandan çıkmazdık” , “şikayet ettik ama kimse ses çıkarmadı”, “şikayet edecek yer bulamadık” vs.. Peki yukarıda örneğini verdiğim, sırf yaşam tarzı, giyim tarzı, dış görünüşü yüzünden evinden kovulan insanların suçu neydi. Belki onlardan birisi havalanındaydı ve öldü o sırada. Onları şikayet ederken yetkili bir yer bulabiliyorken, ev sahibi gözünün yaşına bile bakmadan evden atabiliyorken; şüphelenilen teröristlere gelince, şikayet edecek yer bulunamaması normal mi? Yoksa olay sadece alınan para ve evi “müslüman” a vermiş olmak mı? Aynı şekilde İslami fanatiklerin eylemlerine ses çıkarılmamsı da aynı sebepten mi? Paris’te olan bir saldırıya “oh oldu” ya da ” biraz da onlar çeksin” gibi yorumlar aynı sebepten mi?”

Şuna da eminim, Türkiye’deki dini yapılanmalara karşı bir operasyon yapılması durumunda, “din düşmanı, laikler” diye yüzsüz bir şekilde ortalık ayağa kalkar. Zaten nefret aşılayan okul ve yapılanmalarla ilgili her yorumda, her haberde de “bu ülkede din istemiyorlar”, “dini hazmedemiyor kafirler” diye çok fazla yorum gördüm.

İşte Türkiye özeti bu. Çıkar için her şeyi her an satabilecek, iş tersine dönünce de geçmişi silip unutacak bir topluluk. Cehalet ve diğer yanlar ise işin ayrı boyutu. Çok zorlanırsa da mağdur olan bir topluluk.  Aynı topluluk övünmeye gelince de en önde yer alacak olan bir topluluk..

Çok sevdiğim bir söz var: ” Kahramanlıklar, aptalca yapılan hatalardan dolayı ortaya çıkar”

İşte bu kahramanlığın bedelini ödeyecek olanlar: olacakları daha önceden gören, değerlerin göz göre göre yok oluşunu izlemek zorunda olan, hayatını aptallara laf anlatarak geçiren ama her zaman azınlık olan kesim . Aptallar ise hiç değişmeyecek, bedel ödemeyecek, ne kadar mücadele edilse de bir gün tekrar tekrar hortlayacak. İşin en üzücü yanı da bu işte.

Bir gün güzelliklerin olduğu, duyarlılıkların olduğu, kötü haber almadığımız, birbirimizi yargılamadığımız bir dünyaya uyanacak mıyız çok merak ediyorum.

B.

 

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s