19 Mayıs

Herkes tarih yazabildiğine göre ben de bir 19 Mayıs hikayesi yazayım. Kaynak mı? Çok gizli Alman ve İngiliz arşivlerinde saklı. Neyse ben hikayeye başlayayım..

Güneşli bir mayıs sabahı, Sultan Vahdettin tertemiz, masmavi gökyüzüne ve insanı ferahlatan cana can katan boğaza bakıyordu. Kardeşini düşündü, böylesine güzel bir manzara ve bohem hayat varken kalbini ne diye yorarsın? Ama her işte hayırvardı işte, şimdi en tepede o vardı.

Boğaz manzarasının tadını çıkarırken bir ingiliz gemisi gördü. Gelmiş yine turistler, İstanbul’un bu dünyayı kucaklaması yok mu, gerçekten şehir gibi şehir. Sonra ülkeyi düşündü, her şey yerli yerinde, Fransız’ından İtalyanı’na, İtalya’nından Rus’una, Yunan’ına Ermeni’sine ülke turist cenneti, cazibe merkeziydi adeta. Gerçekten çok şanslıyım diye düşündü. Boğaza karşı çayını içip, kahvaltasını yaparken Anadolu’da birkaç kendini bilmezin sorun çıkardığı haberini aldı. Başta anlam veremedi. Koskaca imparatorluk, dünyanın en tepesindeki imparatorlukta, hele ki herkes mükemmel bir standartta rahat rahat yaşarken kim sorun çıkarırdı ki? Ciddiye almadı tabii ama merak da etmedi değil. Koskaca padişah kendi gidecek değildi ya! Düşündü taşındı, yaveri M.Kemal’i göndermeye karar verdi. Sonuçta küçük de olsa bir savaş görmüştü, çok ismi bilinmezdi ama Çanakkale’de evliyaların yanında bulunmuşluğu vardı ama sonuç olarak başarısız bir adamdı. Anca kendi kendine başarı hikayeleri uydururdu.. Şimdi de meşgul olduğu herhangi bir şey yoktu, yaverlikten başka. Boşluktan İttihat Terakki’ye muhalefet ediyordu falan.. Hem tatil olurdu, mutlu ederdi, hem de ne oluyor ne bitiyor öğrenirdi.

19 Mayıs 1919 günü yola çıktı M.Kemal. Karadan gitmeyi sıkıcı ve bunaltıcı bulduğu için denizi tercih etti. Çok da açılmadı ama böylece hem denizi görürken hem de karadaki eşsiz manzarayı seyredebiliyordu. Sonunda Samsun’a ulaştı. Tabii kendisini karşılayan kimse yoktu. Birkaç gününü orada geçirdikten sonra gelmişken, Amasya, Erzurum, Sivas’ı da göreyim dedi. Çünkü bu şehirlerde diğerlerine nazaran daha az turist vardı, biraz daha doğal ve temizdi diğerlerine göre.

Bu kararı alırken aklına sultan geldi bir anda ama sonra aman boşver dedi, nasıl olsa keyfi yerinde.. Hatta dayanamadı bir de istifa etti görevinden. Sivil olmak daha güzeldi, özgür olmak, bağımsız olmak. Yolculuğu sırasında sorun olarak görülen şeyin sadece macera isteyen bir grup olduğunu farketti ve onlara katıldı. Bu gruptan farklı farklı sesler çıkıyordu. Kimi Amerikaya gidelim kimi ingiltereye gidelim diyordu. İki de hatun buluruz keyfimize bakarız diyorlardı. Buna karşı çıktı M.Kemal. İyi fikir değildi, onun yerine daha heyecanlı fikirler olmalıydı. Tarih, her ne kadar büyük davalarda başarı için bir yetenek ve güce sahip bir önderin varlığı gerektiğini kanıtlamasa da, o bu gruba önder olmaya karar verdi. Yetenekli ve güçlü müydü? Tabii ki de hayır ama yıllarca İstanbul’daydı, Turistlerle de yakından ilgilenmişti, aralarında en açık görüşlü oydu. Kolayca güçlü ve yetenekliymiş gibi davranabilirdi.

O sıralarda padişah da homurdanıyordu. Adamı bir gönderdik daha da gelmedi, yanlış mı yaptık acaba diye. Sonra eline istifa yazısı geldi. Haydaaa.. olacak iş miydi şimdi.. Çok da farketmezdi ama bunun adı itaatsizlik. Hemen emri verdi çabuk bulun o adamı ve buraya getirin! Ama olmadı, getirtemedi. Çok güçlü imparatorluk, bir o kadar güçlü padişahın yetkileri durdaramamıştı M.Kemal’i . Aklına evliyalar geldi..Şu küçük de olsa tüm dünyanın katıldığı savaşta, düşmanı püskürten evliyalar .. Ama düşmanı durduran, rahatça püskürten evliyalar da onu durduramadı.

Aradan yıllar geçti. M.Kemal ve arkadaşlarının heyecanı ve coşkusu artmıştı. Yeni fikirler, yeni heyecanlar. Hatta ufak ufak serserilik de yapıyorlardı şehirde. Artık özgürlüğün, bağımsızlığın tadını almışlardı. Mücadele etmek de keyif veriyordu. Öbür türlü hayat çok sıkıcıydı, her şey düzenli, her şey mükemmel. O kadar yüksek standart da zararlıydı sonuçta, haberlerde görüyorlardı, her şeyi olmasına rağmen intihar edenleri.

Birkaç yıl daha geçti. Sultan Vahdettin tatile çıktı. Malta senin San Remo benim geziyordu. Tatili bitip geri dönmeye kalktığında kötü bir sürprizle karşılaştı. Yıllar önce Anadolu’ya gönderdiği yaveri yönetime el koymuş, bununla da yetinmemiş yönetim şeklini de değiştirmiş, cumhuriyet diye bir şey uydurmuştu. Demokrasiden bahsediyordu sanki Osmanlı’da yeterince demokrasi yokmuş gibi. Yetmemiş alfabe değişmiş, bir sürü inkılaplar, yenilikler, devrimler..Çıldırmış olmalıydı..Sultan afalladı tabii. Bu kadar yüksek standarda rağmen neden insanlar yönetime katılmak ister ki. Ama artık çok geçti. Ee her şey değişince kendisinin de dönmesi yasaklanmıştı. Bu niyeydi ki şimdi. Belli ki korkuyorlardı, gelir de oyunumuzu bozar diye.

Artık lider olmayı başarabilmiş M.Kemal, padişahın kendisini Anadolu’ya gönderdiği gün olan 19 Mayıs 1919’u Gençlik ve Spor Bayramı ilan etmişti. Çünkü bu gençlik ateşi, heyecan arayışı ve tüm bu yeni yönetim fikri vs. Hepsi o geziyle bir anda gelmişti kafasına. Daha önce ne duyulmuş ne görülmüş şeylerdi. İnsanlar da, yeniliklere açık değildi, her şeyin mükemmel olduğu o yıllarda böylesine bir değişim kolay kabul edilemezdi ama başarmıştı işte. Şimdi de alışkanlıktan olsa gerek kutlanıyor işte. Ah Mustafa Kemal ah….

Not: Bu hikayeyi de nasıl yazarsak yazalım kazanan Mustafa Kemal Atatürk oluyor. Tarihi evirsek de çevirsek de uydursak da bazı gerçekler değişmiyor. Bazı insanları yasaklasanız da, karalasınız da, hedef de göstersiniz tarih sahnesinden silemezsiniz.

Ortada bir referans ve çizilen bir yol varken, bir kurtarıcı beklemek yerine kurtarıcı nasıl olunur peşinde koşmak gerek. Belki de yeni bir Samsun seferinin zamanı gelmiştir…

Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı Kutlu Olsun!

B.

9

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s