Demos Kratos

Platon, demokrasinin getirdiği aşırı özgürlüğün sonucunun da aşırı kölelik olduğunu savunmuş.

Bu yönetimde herkes söz sahibi olacağından; fakirler zenginler karşısında hak arayışına girer ve zenginleri düşman olarak görür. Zamanla anlaşmazlık dönülmez bir noktaya geldiğinde, çoğunluk olan fakir halk alır birini başa geçirirler.

Bu kişi tiranlık tohumlarını taşıyan kişidir. Varlığını uzun zaman korumak ve yerini sağlamlaştırmak isteyen tiran, halkın dostu gibi gözükür. İlk başlarda gülümsemeler dağıtır, yanındakilere ve halka umut dağıtır. Borçluları avutur, adamlarına toprak dağıtır. Bütün bunlara rağmen tiranlıktan gelen öyle bir ego vardır ki, gücü hiç kaybetmek istemez ve halkı buyruğu altında tutar. Bunun en kolay yolu ise halkı savaşa sürüklemek ve vergiler altında ezmektir. Bu sayede halk fakirleşir ve yöneticiye muhtaç hale gelir, işten başını kaldırıp düşünemeyecek hale sokulur. Bu isteklere karşı çıkan olursa da dost-düşman demeden cezalandırılır ve bu cezaların yasalara uygun olduğu ve toplumsal adaleti sağlamak için olduğu düşündürülür. Zorba ruhlu bir insanda adaletten söz edilemez. İhtiyaçları peşinde koşan ve tutkularını doyurmaya çalışan kişidir.

Kaba ve bilgisiz olarak nitelendirilir, kendinden üstün ve erdemli olanlardan korkar, onlarla tam anlamıyla dostluk kuramaz. Kendinden çok aşağı olan kimselerle de onları hor gördüğü için dost olamaz. Ancak yapısına uygun, kaba, bilgisiz, buyruğuna giren, işine yarayanlarla dostluk kurar ama bu da dostluk ilişkisi değil çıkar ilişkisidir. Bu yüzden kimseye güveni kalmaz. Hayatını nefret ederek, edilerek, tuzak kurarak veya tuzağa düşerek, dışarıdaki düşmandan çok içerdeki düşmanlarından korkarak geçirir.

Kendi güvenliğini sağlayabilmek için paralı bekçiler tutar Bu insanların ihanetine uğramamak için onları doyurması gerekir. Etrafında gerçek anlamda dost bırakmayan yönetici, paralı adamlarını dost gibi görmek ve onlara güvenmek zorundadır. Yani yönetimde kalma şansı maddi imkanla alakalıdır. Bunun farkında olan bu yönetici bütün masraflarını devletin kutsal hazinelerinden ve halktan aldığı ağır vergilerle karşılama yoluna gider.

Mutlu sanılır ama değildir. Mutsuz ve yalnızdır. Gücü kaybetme korkusu ve güvensizlik nedeniyle en uzaktakinden başlayarak herkesi yok etmeye başlar. Böyle bir korku ve ego nedeniyle en yakınındakilere bile acımaz. Sonunda hem kendini hem de devleti yok olmaya sürükler. Platon’a göre her doğan şey çürümek zorundadır…

B.

ancient-greece

 

Kaynak:
Platon, Devlet
Yılmaz, Z. (2010). PLATON’UN TİRANLIK ELEŞTİRİSİ. Atatürk Üniversitesi

 

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s