Seçime iki kala…

Siz o günleri yaşamadınız, o sefaleti görmediniz diyen değerli büyüklerim,

Okumak en büyük erdemdir. Okuyarak sınırları kaldırabilir, zamanda, uzayda yolculuk yapabilirsiniz. Geçmişe gidebilir, geleceği şekillendirebilirsiniz.

Evet evet okuyarak istediğiniz topluma istediğiniz döneme sızabilirsiniz. Acılara ortak olabilir, sevinçleri paylaşabilirsiniz. Daha sonra bugüne dönüp derler çıkararak aynı sorunları yaşamamayı, var olan sorunları çözmeyi öğrenebilirsiniz. Ancak okuyarak anlarsınız yaşadıklarınızın sorumlusunun ders çıkarmadığınız için aslında sizlerin olduğunu.

Okuyarak anlarsınız halen bizleri birey yapan temellerde sorunlar yaşadığımızı, toplum olmayı ise hiç beceremediğimizi. Tarih, sosyoloji, psikoloji, felsefe ve siyasetin birer bilim olduğunu ve o paylaşmayı çok sevdiğiniz özlü sözlerin, yaşananların tesadüf olmadığını, o bizim görmediğimiz zamanlar için birer uyarı olduğunu. Demokrasi dediğinizin ise klasik demokrasiden öte gidemediğini ve aslında hiç demokrasi olamadığını.

Okuyarak görürsünüz dünyanın sizin etrafınızda dönmediğini, yaşadıklarınız çok özel ve farklı olmadığını. Bilmek ve görmek için, olanlara şahit olmak için o dönemde yaşamak gerekmediğini. Bir çok toplumun benzer sıkıntılar yaşadığını ve kanlar döküldüğünü, bizim ise kan dökmemek için uğraşmamız gerektiğini ancak okuyarak anlayabilirsiniz. O zaman bilecektiniz özgürlüğün, insanlığın değerini.

Okusaydınız bilecektiniz, bir mühür ve kağıt parçasıyla demokrasi olmadığını; o bir kaç dakikalık hareketle sorumluluklarınızın bitmediğini; o oyun bir hiç, sadece boş bir beklenti olduğunu, sonuçların ise düşündüğünüzün aksine sürpriz olmadığını; o öğütlerin ne kadar komik olduğunu; yaşadıklarınızın bildiklerinizin sadece bir kum tanesi olduğunu; sözün büyüğe değil bilene ait olduğunu; bilmek için, yaşamak için fiziksel olarak orada olmak gerekmediğini. Bunların hepsini bilecek ve bizi yadırgamak yerine beraber düşünce üretecektiniz.

Okumanın erdemini kavradığınız zaman görecektiniz eleştirinin insanı ve toplumu geliştirdiğini, sorumluluğu, farkındalığı ve özsaygıyı artırdığını. O zaman bize özgürlüğün, insanlığın değerini anlatacaktınız. Nefreti, yadırgamayı değil farklılıkları kucaklamayı öğretecektiniz. Bizler de farklı üniformalar altında hepimizin eşit olduğunu, farklı başarıların, kültürlerin, düşüncelerin nefret unsuru değil birer zenginlik olduğunu bilerek yaşayacaktık. Bugün halen nasıl toplum olunur üzerinde kafa patlatmak yerine nasıl daha ileriye gidilir diye kafa yoracaktık. Belki de yüzyıl önceki hedefin çok ötesine gidip muasır medeniyet seviyesi biz olacak ve o seviyeyi mümkün olduğunca ileriye taşıyacaktık.

Siz o erdemi yaşayamadınız umarım sizin çocuklarınız yaşar..

B.

.2015-New-Frameless-Colorful-diy-digital-oil-font-b-painting-b-font-fashion-time-font-b

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s